Prof. Dr. Derviş Boztosun: Riskler Azaldı, Fırsatlar Kapıda — Türkiye İçin Yeni Bir Dönem
Prof. Dr. Derviş Boztosun, küresel ve yerel piyasaları baskılayan jeopolitik, finansal ve siyasi belirsizliklerin dağılmasıyla birlikte Türkiye ekonomisi için umut verici bir dönemin başladığını belirtiyor. Haziran 2026 itibarıyla dezenflasyon süreci, cari açıktaki rahatlama, yabancı sermaye girişleri ve yaklaşan faiz indirim döngüsünün Türk varlıklarını desteklediğini vurgulayan Boztosun; yatırımcılara bu yeni hikayede sabırlı, disiplinli ve temkinli olmalarını tavsiye ediyor.


Prof. Dr. Derviş Boztosun
Sevgili okurlar,
Uzun bir süredir piyasaları meşgul eden gölgeler birer birer dağılıyor. İran gerilimi yatıştı, jeopolitik “butlan” riski geride kaldı, Fed’in agresif sıkılaşma korkusu azaldı. Enflasyon trendi aşağı yönlü, petrol fiyatları gevşedi, turizm sezonu hız kazanıyor. Büyük halka arz dalgası bitti, seçim belirsizliği rakipsizlikle aşıldı. Ve en önemlisi: Faiz indirim sürecine giriyoruz.
2026 Haziran itibarıyla tablo oldukça umut verici. Yıllık enflasyon %32-33 bandında seyrediyor; düşüş yavaş ama istikrarlı. Orta Vadeli Program ve piyasa beklentileri, yıl sonu enflasyonunu %28-31 aralığında işaret ediyor. Bu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na (TCMB) kontrollü bir gevşeme alanı açıyor. Politika faizi %37 seviyesinde sabit tutulsa da, analistler Eylül’den itibaren kademeli indirimlerin (yıl sonuna kadar 300-500 baz puan) masada olduğunu söylüyor. Parasal genişleme kapıda.
Petrol fiyatlarındaki rahatlama, cari açık riskini de törpülüyor. Turizmde erken rezervasyonlardaki baskıya rağmen sezonun güçlü geçmesi bekleniyor. Jeopolitik tansiyonun azalmasıyla hem enerji faturası hem de turizm gelirleri destekleyici olacak. Cari açık/GSYH oranı yönetilebilir seviyelerde (%2-3 bandı) tutulabilir.
Değerleme tarafı ise cabası. Gelişen piyasalar arasında en ucuzlardan biriyiz. Yabancı yatırımcılar, doymuş ABD ve Kore piyasalarından çıkış arıyor. Son dönemde BIST’e net alım akımları hızlandı; bazı raporlar +2 milyar USD’yi aşan girişlerden bahsediyor. Barış rallisiyle BIST 100’ün 14.500’leri test etmesi, 16.000-18.000 hedeflerini gündeme getirdi.
Seçim riskinin 2028’e ötelenmesi de iç piyasaya nefes aldırıyor. Büyük halka arzların likidite üzerindeki baskısı azaldı. Artık odak, gerçek ekonomi ve sürdürülebilir büyüme.
Tabii ki her şey “bitti” diye bitecek kadar masmavi değil. Enflasyon hâlâ inatçı; gıda ve hizmet fiyatlarındaki direnç sürüyor. Jeopolitik riskler tamamen sıfırlanmadı Orta Doğu her an yeni sürprizler verebilir. Yabancı girişi istikrarlı hâle gelmeli, reformlar derinleşmeli. TCMB temkinli duruşunu koruyor; aceleci adımlar beklenmiyor.
Sonuç olarak:
Kısa-orta vadede yukarı yönlü bias net. Ucuz değerleme + dezenflasyon + turizm + Fed gevşemesi + jeopolitik rahatlama, Türk varlıklarını (BIST, TL carry, bankacılık, turizm ve ihracatçı sektörler) destekliyor. Özellikle finans, havayolu, turizm ve select sanayi hisseleri bu ortamda öne çıkabilir.
Yatırımcıya tavsiyem:
Heyecanlanın ama temkinli olun. Pozisyonlarınızı çeşitlendirin, risk yönetimine dikkat edin. Makro verileri (enflasyon, cari açık, yabancı akımı) yakından takip edin. Sabır ve disiplinle bu hikâye güzel yazılabilir.
Türkiye, gelişen piyasaların en cazip öykülerinden birine sahip. Fırsatları değerlendirmek bizim elimizde.

