ŞEHRİN HAFIZASIYLA OYNAMAK: KAYSERİ’NİN MANEVİ MİRASI VE İSİM İADESİ ZORUNLULUĞU
ŞEHRİN HAFIZASIYLA OYNAMAK: KAYSERİ’NİN MANEVİ MİRASI VE İSİM İADESİ ZORUNLULUĞU

Bir şehri sadece beton bloklar, geniş yollar veya modern kavşaklar var etmez. Şehirleri asıl kimlikli kılan; asırların birikimiyle yoğrulan kültürel mirası, ruhu ve kolektif hafızasıdır. Selçuklu’nun "Darü’l-Mülk" unvanıyla taçlandırdığı, ticaretin, ilmin ve irfanın kesişim noktası Kayseri, kadim Türk-İslam medeniyetinin kurucu merkezlerinden biridir. Bu köklü kimliğin temelinde ise kenti manevi zırh gibi koruyan ve mayalayan büyük şahsiyetler yer alır.
Bu manevi mimarların başında hiç şüphesiz Hz. Mevlânâ’nın hocası ve mürşidi Seyyid Burhaneddin Hüseyin Tirmizî gelir. Yaklaşık 800 yıldır türbesiyle şehre bereket ve dinginlik katan Seyyid Burhaneddin Hazretleri, kentin yalnızca geçmişi değil, bugünü ve geleceğidir.
Şehirlerin Hafızası ve İsim Değişikliği Yanılgısı
Kayseri Büyükşehir Belediye Meclisi’nin şehir merkezinden Develi yönüne uzanan 42 kilometrelik güzergâhı tek bir isim altında birleştirerek Mehmet Özhaseki Bulvarı yapması, kent kamuoyunda haklı bir kırgınlığa yol açtı. Şehre uzun yıllar hizmet etmiş siyasetçilerin ve yöneticilerin isimlerinin yaşatılması bir vefa borcudur; ancak bu vefa, asırlık manevi sembollerin ve kentin simgesi olan Erciyes isminin tabelalardan silinmesi pahasına olmamalıdır.
Halkın diline, gündelik yaşamına, adres hafızasına yerleşmiş köklü isimlerle oynamak şehrin aidiyet bilincini zedeler. Yeni bir hizmete veya yeni açılan devasa bir artere yaşayan ya da yakın geçmişte hizmet etmiş isimlerin verilmesi takdir toplar; fakat Seyyid Burhaneddin Hazretleri’nin bizzat türbesine çıkan yoldan adının kaldırılması, izahı zor bir çelişkidir.
İnanç Turizmi ve Markalaşma Vizyonu
Bugün Konya Mevlânâ ile, İstanbul Eyüp Sultan ile, Nevşehir Hacı Bektaş-ı Veli ile dünya çapında anılıyor ve inanç turizminin çekim merkezi oluyorsa, Kayseri de Seyyid Burhaneddin Hazretleri ekseninde benzer bir vizyonu hayata geçirmelidir.
• Manevi Rota: Konya ile Kayseri arasında resmi ziyaret ve irfan rotaları kurulmalı, Şeb-i Arûs takvimine Kayseri entegre edilmelidir.
• Külliye Projesi: Türbe alanının çevresiyle birlikte geniş kapsamlı bir irfan ve kültür külliyesine dönüştürülmesi kentin marka değerini uluslararası ölçeğe taşır.
• Kültürel Diplomasi: Tanıtım faaliyetleri yalnızca yılda birkaç günlük anma programlarına sıkıştırılmamalı, kalıcı bir inanç turizmi ekosistemine dönüştürülmelidir.
Bütün bu projelerin inandırıcılığı ve samimiyeti ise çok basit bir adımla başlar: Türbesine çıkan yolun hakkını teslim etmek.
Anma Günleri Bir Fırsata Dönüşmeli
Kayseri Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen anma günleri, yetkililerin bu konudaki hassasiyetini göstermesi için eşsiz bir zemin sunmaktadır.
Makul ve yapıcı çözüm ortadadır: 42 kilometrelik kesintisiz hat etaplara bölünmeli; Seyyid Burhaneddin Türbesi’ne ulaşan tarihî yola Seyyid Burhaneddin Bulvarı, dağa doğru uzanan hatta Erciyes Bulvarı isimleri derhal iade edilmelidir. Şehre hizmet eden isimler ise yeni açılacak projelere verilerek vefa dengesi korunmalıdır.
Şehrin hafızasını korumak, sadece geçmişe saygı değil, geleceğe bırakılacak en kıymetli mirastır.

