BİZDEN GİBİ GÖZÜKEN, DİKKAT ÇEKEN BÂZILARI !
BİZDEN GİBİ GÖZÜKEN, DİKKAT ÇEKEN BÂZILARI ! Bir insanın, topluma konuşurken veya yazı yazarken, sürekli olarak, Müslümanlara yüklenmesi, suçlaması, eziklemesi, kötülemesi ve her problemin...


BİZDEN GİBİ GÖZÜKEN, DİKKAT ÇEKEN BÂZILARI !
Bir insanın, topluma konuşurken veya yazı yazarken, sürekli olarak, Müslümanlara yüklenmesi, suçlaması, eziklemesi, kötülemesi ve her problemin sorumlusu olarak, hep bu câmiayı göstermesi, normal değildir.
Sürekli bu tavrı merkeze alarak konuşanlar, Kur'an-ı Kerim'den örnek ayet olarak bile, "vay o namaz kılanların haline,....." gibi ayetleri seçiyorlar ki, kendi konum ve durumlarını te'yid etsinler !
Sanırsın ki Kur'an'da; kâfirler, müşrikler ve münâfıklar için, hiçbir uyarı yok ! Sanki onlar, hep övülüyorlar da, sürekli müslümanlar eleştiriliyormuş gibi, bir hava veriyorlar.
Bunu; kasden, bilerek ve azmen yaptıkları, çok açıktır.
Bir müslümanın, bu düzeni bozuk ve zâlim dünyanın, bu şekilde olmasında; kâfirlerin, müşriklerin, siyonistlerin, dinsizlerin, din düşmanlarının, münâfıkların,..... büyük bir pay ve vebâle sâhip olduklarını görmemesi,
mümkün mü ?
Bâzen, dozunda haklı özeleştiri yapanları kasdetmiyoruz. Onu hepimiz yapıyoruz ve gerekli de zâten.
Ama bütün ömrünü ve mesâisini Müslümanları, azarlamaya, kötülemeye ve gömmeye hasretmiş tipler var. Başka bir işleri yok âdetâ ! Hem de Müslüman kimliği altında, her gün bunu yapıyorlar.
Fatih Altaylı gibi, safı belli olanları demiyorum. Çok okumuş, tefsir yazmış ilâhiyatçılar da var. Gavura ve kötülüğe, pek birşey dediklerini göremiyoruz. Sâdece Müslümanlara sataşıyorlar bunlar.
Azar, azar, azar, hep bir atar ve gider !
"Kur'an bize yeter" deyip, sonra 30 ciltlik tefsirler yazan ve satan kimseler var. Hadisleri bile dinde kaynak saymayan, hepsini uydurma sanan, 1400 yıllık ilmi birikimi bir kenara itip, sâdece "ben varım" diyenler, çook mütevâzî'ler(!).
Ve, kendisi dışındaki herkese de, "kibirli" damgasını vuruyorlar.
2012 yılı sonrasında (özellikle son 10 yılda), birden arttı bunlar. Bu dönemde oluşan, hangi boşluğu(!) doldurmaya çalışıyorlar acabâ ?
Bu tavır, sanki özel olarak fonlanıyor ve teşvik ediliyor gibi bir hâlleri var. Teşvik olmadan, bir insan, bu kadar dar bir alana, sürekli odaklanamaz.
Böyle spesifik bir konuya yönelik, bu kadar istikrârlı ve odaklanmış bir çaba'nın, mutlakâ bir bedeli vardır.
Bu bedeli; kim, kime, niçin ve nasıl ödüyor ? İlgilileri, bunu bilmek zorundadır.
Allah-cc, bu azarcı tiplerin şerrinden, İslâmı ve Müslümanları, korusun. (Âmin)
Vesselâm.
Kadir EROL 13 Haziran 2026

