-YENİ- ASGARİ ÜCRET & AZAMİ ELEŞTİRİ...


ASGARİ ÜCRET & AZAMİ ELEŞTİRİ...
Süreçte bir şeyler yanlış gidiyor ve hiç kimse açıklanan bu maaşın geçinmeye yettiğini söyleyemez... Bunun için partili/partisiz olmaya gerek yok... Taraf olup, olmamak da önemli değil... Bunu söylemek için insan olarak temel ihtiyaçların ne oluğuna bakmak ve bu maaşlarla bunun temin edilip edilemediğini objektif olarak görebilmek yeterli...
Sosyal medya yıkılıyor... Siyaset arenası büyük bir el ovuşturması ile yaklaşıyor meseleye... Muhalefet elbette kendi penceresinden bakarak, yaptığı siyaset için bu ücreti yerden yere vuracak... Bu onların görevi... Onların bile haklı eleştirilerini bir değer olarak görmek en yakışan tavırdır... Her eleştiriye "bekara karı boşamak kolaydır" cinsinden üstenci bir tarzda ve ucuz bir mantıkla mukabelede bulunmak sadece gerilimi artırır/artırıyor... Bu tartışma can alıcı tüm meselelerin üzerine çıktı... Çünkü ekmek önemli...
Büyük resmi görmek;
Ülkemiz bir ateş çemberinin ortasında... İdarecilerimiz satranç tahtasındaki en kritik hamleler gibi kılı kırk yaran dış politik adımlarla işler yaparken, aslında vatanımızın geleceğini güven altına almaya çalışıyor... Çok kritik bir süreçten geçiyor coğrafyamız... Üçüncü dünya savaşının ayak sesleri duyuluyor, dillerde bu tehlike zikrediliyor... Ama bütün bunlar milletin "ateş düştüğü yeri yakar" kabilinden ekonomik bir ateşle kıvrandığını görmemize engel değil... Ve devletimizde bunun farkında olarak bu ateşi söndürmek adına canhıraş gayret ediyor...
Bu zor zamanda;
Türkiye acı ki; 80 yıllık ataletten ve vizyonsuzluktan sonra milli silah sanayi ile bağımsızlığını ve gücünü pekiştirme mücadelesi veriyor... Bir adım sonra siyonizmin hedefindeki bir ülke olarak savunma sınırını Şam'a kadar taşımanın derdinde... Terör yumuşak lokma yapılmış bir Türkiye oluşturarak, bölgedeki sınırları değiştirmenin taşeronu olarak pusuda... ABD, İsrail ve tüm batılı sömürgeciler bu topraklardaki hayallerinden zerre geri adım atmış değiller...
Ve bu ortamda hepimiz kızsak da darılsak da şunun bilincindeyiz!!
Ülken varsa, özgürlüğün varsa ekmeğin var... Namus ve onurun ayakta... Ülken varsa üretimin ve sofrana koyabileceğin rızkın var... Vatanın ayakta ise her ay maaşın az bile olsa bankamatikten yatabiliyor... Ülken varsa eleştirebileceğin bir iktidara sahipsin... Ülken varsa ilaca ve doktora ulaşabiliyorsun... Ülken varsa alternatif üretme potansiyelini hala taşıyorsun demektir... Aksi halde etrafımızdaki ülkelerde yaşanan acı manzaralar gün gibi ortada...
Bütün bunların farkında olan biri olarak;
Dünden beri yaşanan garip bakış açısını ve insanların tepkisine karşı kimilerinin takındığı tavrı kabul etmek mümkün değil... Sırça köşklerde ticaret, sanayicilik, bürokratçılık oynayan ve siyaset yapan adamların açıklanan maaşı yeterli bulmayanlara karşı "nankörler" şeklinde yaklaşımını kabul etmek mümkün değil...
Yahu bi susun bi durun Allah aşkına...
Müsaade edin vatandaş devletine içini döksün... Sitemini dillendirsin... Ekmeğinin artmasını istesin... Derdini açık yüreklilikle yansın... Konuşsun uyarsın tepki versin ama öfkesini sandığa saklamasın ve hayra vesile olsun... Karabağ Zaferi, Suriye başarısı karnımı doyurmuyor, diyen vatandaşın ikna olacağı vatan kavramı sabırla onlara aktarılsın... Onlar bizim insanımız yapmayın yahu... Sizi anlıyoruz merhameti ile yaklaşılsın... Tasarruf tedbirlerinden elde edilen bir gelir varsa zor durumda olan millete bundan pay ayrılsın...
Kızalım/darılalım ama şu feryada da kulak verelim;
Emekli bir amca diyor ki;
Karabağ'ın, Suriye'nin, Şam'ın kurtulmasına sevineceğim... Bir adım ötede mazlum Gazze ve Kudüs'ün kurtulma ümidine dua edeceğim... Lakin ben geçinemiyor ve ağır ağır madden/manen ölüyorum... 13 bin maaşım 8 bin ev kiram... Geçen hanım maydonoz istedi... 20TL olduğunu görünce taze değildi almadım diye yalan söyledim, İHA/SİHA karın doyurmuyor ki yavrum...!!
Bu amca Reis sevdalısı... Bu amca hep ona omuz vermiş... Yine de verecek... Şimdi bu amcaya nankör müsün? demek kimin haddine veya böyle söylenirse bu söz hakkaniyete yakışır mı?
Ne olur hem Şam'a girelim hem de iki seçimdir kimi sebeplerle gönlünü kırdığımız ve gönlünden kısmen çıktığımız emeklinin, emekçinin gönlüne yeniden girelim... "Geçinemiyorum" diyene inanalım ve lafını ağzına tıkamayalım... Empati yapalım ve onları anlamaya çalışalım... Suistimal edenlere prim vermeyelim tamam! Ama sahici hikayeleri de görmezden gelmeyelim...
Yoksa... Allah muhafaza olası bir iktidar kaybında Libya'ya, Şam'a giden Mehmedim geri dönmek zorunda kalır... Siyonizm ise bize İsrail eliyle komşu olur... Ondan sonra mı?
Düşünmek bile istemiyorum...!!! Bir DOST....

