Kayseri Times

Sultan Sazlığı’nın Kadim Bekçileri: Develi Soysallı’da Camuzların Doğal Ritmi ve Şifalı Manda Sütü Bolluğu!

Develi’nin Soysallı Mahallesi’nde camuzların (manda) günün ilk ışıklarıyla başlayan günlük mesaisi, Sultan Sazlığı ve Büğleyen Suyu çevresinde adeta görsel bir şölene dönüşüyor. 2026 yılındaki bol yağışlarla sazlıktaki ot çeşitliliğinin artması süt verimini günlük 5 kilodan 7 kiloya çıkarırken; üretici Nurettin Erciyes mandaların sulak alan ekosistemindeki hayati rolüne ve biyolojik ihtiyaçlarına dikkat çekiyor.

2 Ekim 202620:41141
ReklamReklam
Sultan Sazlığı’nın Kadim Bekçileri: Develi Soysallı’da Camuzların Doğal Ritmi ve Şifalı Manda Sütü Bolluğu!

DEVELİ / SOYSALLI – Develi’nin Soysallı Mahallesi’nde camuzların böğürme sesleri, günün ilk ışıklarıyla birlikte besicileri adeta doğal bir melodi gibi uykudan uyandırmaya devam ediyor.

Sabah 05.00’ten Akşam Sağımına: Camuzların Günlük Yolculuğu

Soysallı’da manda yetiştiriciliğinin asırlık ritmi ve gün boyu süren doğa yolculuğu şu aşamalarla gerçekleşiyor:

  • 05.00 İlk Sağım ve Sabah Yolculuğu: Güne sabah saat 05.00’teki ilk sağım ile başlanıyor. Güneşin ilk ışıklarıyla köy meydanında toplanan sürüler; Tatar ve Eski Ayvatacı mevkilerine doğru sabah yayılımına çıkıyor.

  • 11.00 Çamur Banyosu ve Tutuk Mevkii: Çayırlıktaki taze otlarla sabah kahvaltılarını yapan sürüler, saat 11.00 civarında gölden geçerek Tutuk mevkiine ulaşıyor. Hayvanlar burada çamur banyosu yaparak hem serinliyor hem de su ihtiyaçlarını karşılıyor.

Yağışlar Bereketi Getirdi: Süt Verimi 5 Kilodan 7 Kiloya Yükseldi

Soysallı köyünde 300 mandası bulunan üretici Nurettin Erciyes, 2026 yılındaki bol yağışların Sultan Sazlığı’ndaki ot çeşitliliğini ve kalitesini ciddi oranda artırdığını vurguluyor.

Geniş yayılım güzergâhında (Tatar, Çatal Ada ve Tutuk mevkileri) doğal olarak yetişen; kova otu, saz otu, iplik otu, kındıra otu, yirce/yivce otu, ayrık otu ve üçgül gibi meraların en kaliteli otlarıyla beslenen camuzlar, Erciyes Dağı’ndan gelen buz gibi Büğleyen kaynak suyuyla hem susuzluklarını gideriyor hem de yıkanıyor.

Sazlıktaki bu ot bolluğunun süt verimine doğrudan yansıdığını belirten üretici Nurettin Erciyes, memnuniyetini şu sözlerle dile getiriyor:

"Daha önce günlük 5 kilo süt veren camuzlarımız, bu bolluk sayesinde 7 kilo süt vermeye başladı. Bu durum biz yetiştiricilerin yüzünü güldürüyor."

Büğleyen Suyu’ndan Geçiş Seremonisi ve Görsel Şölen

Soysallı’daki camuz sürüsü, her gün saat 16.00 sıralarında Sultan Sazlığı’nın en önemli su kaynaklarından olan Büğleyen Suyu’nun serin akıntısından geçerek köye doğru dönüşe geçiyor.

Suda yüzen camuz sürüsünün sazlıkların arasından geçişi ve arkada batan güneşle devleşen Erciyes Dağı fonu, ulusal ve uluslararası fotoğraf sanatçıları için benzersiz görsel kareler sunuyor.

Yöresel Lezzetlere Dönüşen Emek

Akşam saatlerinde köye dönen mandalar sağımhaneye alınıyor. Sağım sonrasında silaj karışımı kaba yemlerle hazırlanan musurlarda (yemliklerde) akşam yemlemesi yapılıyor.

Sağılan şifalı manda sütleri titizlikle kaynatılarak; krema, tereyağı, yoğurt ve meşhur manda kaymağına dönüştürülüyor. Son dönemde özellikle camuz yoğurdu ve kaymağına olan ilginin katlanarak artması üzerine üreticiler çiftliklerindeki hayvan sayılarını her geçen gün artırıyor.

"Mandalar Varsa Sulak Alanlar Dengede Kalır"

Manda yetiştiriciliğinin püf noktalarına ve ekolojik önemine değinen Nurettin Erciyes, hayvanların biyolojisi ve Sultan Sazlığı için taşıdığı değeri şu sözlerle özetliyor:

"Mandaya iyi bakar, şefkat gösterirseniz size çok sadık kalır. İnatçı ama aynı zamanda son derece zeki hayvanlardır. Yüzyıllardır Develi Ovası’ndaki sulak alanlarda ve Sultan Sazlığı civarında yaşamını sürdüren bu canlılar, sazlığın adeta 'en eski bekçileri'dir. Mandalar sayesinde sulak alanlardaki doğal denge korunuyor.

Mandaların derileri kalın ve ter bezleri olmadığı için terleyerek serinleyemezler. Vücut ısılarını dengeleyebilmek için mutlaka suya ya da çamura girip serinlemeleri gerekir. Gölet, dere ya da bataklık gibi sulak alanlar olmazsa derileri çatlamaya başlar ve vücutlarında yaralar oluşur. Suya giremeyen hayvan strese girer; strese giren mandanın ise sütü azalır, et verimi düşer. Sulak alanlar ve su, manda yetiştiriciliğinin olmazsa olmazıdır."

Derleyen: Nezir Ötegen – 01.10.2026 / Develi

Bu haberi paylaş

Habere Tepki Ver (0)

Yorumlar

Yorum Yaz

Whatsapp İhbar