Develi’den TSK’ya Dev Bağış: 77 Bin Metrekarelik Araziyi Vakfa Devretti!
Develili hayırsever İsmail Zurnacı, 2010 yılında İncesu Mahallesi’ndeki 77 bin metrekarelik arazisini Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na bağışlayarak büyük bir vefa örneği sergiledi. TSK’nın modern silah envanterinden etkilenerek bu kararı alan 3 çocuk babası Zurnacı, bağışı karşılığında aldığı altın madalya ve berat belgesini "gözüm gibi saklıyorum" diyerek onurla taşıyor.


Milli savunmaya olan tutkusuyla tanınan 77 yaşındaki İsmail Zurnacı’nın hikayesi, 2005-2006 yıllarında İstanbul’da gezdiği TSK stantlarında başladı. Ordunun envanterindeki silahlardan ve teknolojik gelişimden derinden etkilenen Zurnacı, hiçbir yönlendirme olmadan, tamamen kendi iradesiyle babasından kalan mirası devlete bağışlama kararı aldı.
"Türklük Damarım Kabardı" Bağış sürecini ve hislerini anlatan Zurnacı, savunma sanayiindeki atılımların kendisini gururlandırdığını belirterek şöyle konuştu:
"Ben askerlik yaptığım zaman böyle silahlarımız yoktu. Yeni silahları, SİHA’ları ve uçak projelerini görünce Türklük damarım kabardı. Kimse beni yönlendirmedi, görerek ve isteyerek yaptım. 2010 yılında tapu dairesinden çıkan 77 bin metrekare araziyi vakfımıza devrettim. Çok mutluyum."
Altın Madalyaya "Baba Hatırası" Vefası Bağışı sonrası TSKGV tarafından altın madalya ve berat belgesiyle ödüllendirilen Zurnacı, bu nişanları evinin baş köşesinde saklıyor. Madalyanın maddi değerinden ziyade manevi önemine vurgu yapan hayırsever, "Milli bayramlarda çarşıya gittiğimde jandarmamız ve subaylarımız ilgi gösteriyor, teşekkür ediyorlar. Bu bağışların hizmete döndüğünü, yeni silahlar üretildiğini gördükçe mutluluğum artıyor. Ben öbür aleme göçtüğümde inanıyorum ki çocuklarım da bunu 'baba hatırası' diye saklayacaklar" dedi.
Beklentisiz Bir Hizmet Aşkı Herhangi bir maddi beklenti içinde olmadığını dile getiren İsmail Zurnacı, vakfın kendisini ara sıra arayıp halini hatırını sormasının bile büyük bir onur kaynağı olduğunu söyledi. Üretilen silahların ordumuzu donatmasının yanı sıra dost ülkelere satılarak katma değer oluşturmasının kendisi için en büyük paha biçilemez mutluluk olduğunu ifade etti.

